Ertuğrul Özkök, Fenerbahçe’nin bu sezonki ilk maçını Aziz Yıldırım’la birlikte ‘başkanlık locası’nda izledi, söylediği tek cümleyi yazdı

Haber gorseli

Ertuğru ÖZKÖK

İLK MAÇ GECESİ AZİZ YILDIRIM’IN YAPTIĞI TEK YORUM VE VERDİĞİ TEK TALİMAT

Pazartesi akşamı Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’dan bir telefon aldım.
Gel ilk maçı birlikte izleyelim” dedi.
Her taraftar için sevdiği kulübün başkanının locasından maçı seyretmek keyif ve gurur verici bir şeydir.

O LOCAYA SON DEFA GİDERKEN AZİZ BEY’E HAKARET İŞİTMİŞTİK

O locada Aziz Bey’le son defa, başkanlığının son günlerinde maç izlemiştik.
Loca ağzına kadar doluydu.
Ancak onun başkanlık odasından loca tarafına geçerken, bir katta bir taraftar grubuyla karşılaşmıştık.
Aralarından bazıları Aziz Bey aleyhtarı sloganlar atmıştı.
Çok üzülmüştüm buna…

KULÜP BİNASININ GİRİŞİNDE GÖRDÜĞÜM İKİ YENİLİK

Kulüp yönetim bölümünün girişinde iki değişikliğin farkına vardım.
Ali Koç duvara çok büyük ve çok güzel bir Atatürk fotoğrafı astırmış.
Tam karşı duvara ise neon ışıklarla modern sanat eseri tarzında hazırlanmış bir enstalasyon vardı.
İslam Çupi’nin şu cümlesi konmuş:
“Fenerbahçe’nin büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür. Adı konamaz…”

BU SÖZ BİR TARAFI GERÇEK AMA MAHMUT USLU DA ŞUNU DİYOR

Karar veremedim.
Evet, bir yanı ile doğru ama 7 yıl şampiyonluk göremeyen bir başkan için “Hafifletici neden” amacıyla konmuş bir söz gibi gelebilir mi insana?…
Yıllar önce Berlin’de basket takımımız Final Four’da ikinci olduğunda ben ikinci olduk diye seviniyordum.
O gün Mahmut Uslu’nun söylediği şu söz hiç aklımdan çıkmadı:
“İkincileri kimse hatırlamaz…”

EVET FENERBAHÇE BÜYÜK, ŞAMPİYON OLMAMIZ DA LAZIM

Mahmut Uslu şimdi yeniden yönetimde.
Dün maçı seyrederken yine aynı şeyi söyledi:
“Evet Fenerbahçe büyük. O nedenle şampiyon olmamız lazım…”

BAŞKANLIK KATININ EN TELAŞLI ÜYESİ

Başkanlık katı çok hareketliydi.
Şu günlerde başı en sıkışık olan kişi Yönetim Kurulu’nun yeni üyesi Önder Fırat’tı.
Çünkü kulübün gelirlerini artırmak görevi onundu.
En acil işi de Şampiyonlar Ligi’ne katılmak için UEFA’ya verilmesi gerekli 40 milyon euro’ya yakın teminatı sağlamak.

ŞAMPİYON KULÜPLER İÇİN 40 MİLYON EURO GEREKLİYDİ, YATIRDIK

Onu sağlamış.
Ama transferler var gücüyle devam ediyor ve bizim üç büyük kulübümüz, Avrupa’nın en yüksek alıcıları arasına girdi.
Kattaki en faal isimlerden biri Aziz Bey’in küçük kızı Yaz Yıldırım’dı.
Onu ilk defa görüyorum.
Ekranlarda gördüğüm gibi çok cevval ve cin gibi.

YENİ YÖNETİMİN İKİNCİ KUŞAK GENÇ ÜYELERİ

Aziz Bey’in başkanlık odasının kapısı açık.
İsteyen gelip sohbete katılıyor.
Odada cam çerçeve içinde bir forma var.
Daha maça 2 saat var ve bütün yönetim kurulu üyeleri orada.
Yönetim kurulunun iki genç üyesi orada.
Mustafa Çağlar ve Batuhan Özdemir.
Babaları Cavit Çağlar ve Nihat Özdemir’den bayrağı onlar almış.

BAŞKANLIK KATININ SIR GİBİ SAKLANAN MAÇ GÜNÜ TOTEMİ

Sohbet sırasında o katın hiç duymadığım bir sırrını öğreniyorum.
Maç günü totemi…
O gün içki içmiyorlarmış.
Stadın içinde alkollü içki yasak. Ancak maça gelmeden önce de içmiyorlarmış.
Tabii ki bana göre bir totem değil.

FUTBOL SEYİRCİSİ AZİZ BEY İLE BASKET SEYİRCİSİ AZİZ BEY FARKLI

Aziz Bey’le birçok maçı beraber seyrettik.
Futbol takımının maçını seyerederken çoğunlukla sizi şaşırtacak kadar sakindir.
Çok az yorum yapar.
Ama konu basket takımına gelince, bambaşka bir Aziz Yıldırım ortaya çıkar.
Onunla iki Final Four’u, zemin kenarındaki sandalyelerde seyrettik.
İkimiz de maç sırasında durmadan ayağa fırlıyorduk.
NBA maçı olsa belki Timothee Chalamet ve Spike Lee gibi bizi de arka sıralara yollarlardı.

KULÜPLE İLGİLİ İLK HABERİ BAŞKANIN ODASINDA ALIYORUM

Aziz Bey basket takımıyla çok yakından ilgilidir.
Oyuncuları, rakip oyuncuları inanılmaz iyi tanır.
Ama bu defa bütün ilgisi sanki futbol takımı üzerindeydi.
Kulüple ilgili ilk haberi orada Aziz Bey’den alıyorum.
Ben “Bu seneki transferleri herkes çok başarılı buluyor” deyince,
“Bir santrafora ihtiyacımız var, onu arıyoruz” diyor.

İKİNCİ HABER: “NİHAT İŞE BAŞLADI BİLE”

Amerika’daki Dünya Kupası maçlarını seyrettikten sonra aklım Fenerbahçe stadındaydı.
Yapıldığında Türkiye’nin en iyi stadıydı…
Şahsi görüşüme göre, Manchester United’in “Old Trafford’undan sonra, maç seyretme zevkini en fazla veren statlardan biri bizimki.
Ama hem eskidi hem de artık yetmiyor.
Önder Fırat “Kombine bilet” ve “Loca” istemlerine cevap veremiyor.
Aziz Bey’in kafasında da stadın yenileştirilmesi fikri olduğunu biliyorum.
“Ne durumda?” diye sordum.
“Nihat işe başladı bile” dedi.

ZEMİN ETÜTLERİ BAŞLAMIŞ, İNŞAAT İÇİN İZİN BEKLENİYOR

Nihat dediği onunla ilk dönemden beri birlikte çalışan Nihat Özbağı’ydı.
Şu an Yönetim Kurulu’nun inşaat işlerinden sorumlu üyesi o.
Birazdan o da yanımıza geldi ve bilgi verdi:
Statta zemin etüdlerine başlamışlar.
İzinler alınınca dışardan çelik konstrüksiyonla üst tarafa yeni tribünler ve localar eklenecek.
Bu büyütme maçlar devam ederken yapılacak.

HEDEF 44 EK LOCA, 64 BİN SEYİRCİ

Kafalarında seyirci kapasitesini 64 bine çıkarmak var.
Bunu da üst tarafa yeni tribün inşa ederek yapacaklar.
Peki maçlar devam ederken bu büyütme işi yapılabilecek mi?
Evet” diyor. “Dıştan çelik konstrüksiyonla yapacağız.”
Bunun için gerekli izinleri bekliyorlarmış.
Hedefleri sadece seyirci kapasitesini artırmak değil.
44 yeni loca daha ekleyeceklermiş.
Aziz Bey, “Orası büyük gelir kaynağı” diyor.

OZAN BALABAN’DAN BASKET TAKIMI BRİFİNGİ ALIYORUZ

O sırada Fenerbahçe erkek basket takımının yöneticisi Ozan Balaban geliyor.
Ona bu yıl takımın nasıl olacağını soruyorum.
İyi” diyor.
Larkin’i merak ediyorum. O nasıl olacak takımda…
“Bence çok iyi olacak. Milli maçlarda çok iyidi” diyor.
Bu arada Aziz Bey söze giriyor ve şunu söylüyor:
“Amerika’da NCAA’da (Amerikan Kolej Basket Ligi) oynayan kolejler büyük paralarla öğrenci transfer etmeye başladı. 12 milyon dolar ödeyen üniversiteler var…”

BU DEFA KORİDORU SEVGİ VE ALKIŞLA GEÇİYORUZ

Oradan labirenti andıran yollardan geçerek stad kısmına geçiyoruz.
Koridorlarda yine taraftarlarla karşılaşıyoruz.
Ama bu defa tepkiler çok olumlu.
Yolda herkes Aziz Bey’le resim çektirmek istiyor.
Başkanlık locasına girdiğimizde herkes ayağa kalkıyor ve Aziz Bey direkt dış taraftaki koltukların en arka sırasına geçip oturuyor.

YANIMIZA OGUZ ÇETİN GELİNCE 22 MAYIS 2011 GÜNÜNE DÖNÜYORUZ

O sırada yanımıza Oğuz Çetin geliyor.
Birden gerilere dönüyorum.
22 Mayıs 2011…
Sivas’ta son maçı oynuyoruz.
Kazanırsak şampiyon olacağız.
Maça giderken uğursuz gelmesin diye uğurlama töreni bile yapılmamıştı.
Yine uğursuz gelmesin diye, dönüş için uçağa kutlama içkisi bile konmamıştı.
Ölüp ölüp dirilmiştik o maçta.
Oğuz Çetin heyecandan fenalık geçirmişti.

11 GÜN SONRA 3 TEMMUZ’UN GELECEĞİ AKLIMIZDAN BİLE GEÇMİYORDU

Maç bittiğinde Aziz Bey’in boş tribünlerde tek başına oturduğu o fotoğrafı hiç unutmadım.
O günden sadece 11 gün sonra, bir 3 Temmuz sabahı takımımızın tarihinin en büyük iftirasına uğrayacağı, Aziz Bey’in “Şike” iddiasıyla hapise atılacağı aklımızın ucundan bile geçmiyordu.
Ölüp ölüp dirildiğimiz bir maçta şike var diye iftira atmışlardı.
Gözümün önünde olan olayları, inanılmaz iftiraya çevirmişti FETÖ’cü polis, savcı ve hakimler.
Ama Fenerbahçe yönetici ve taraftarıyla şanlı bir direniş yapmıştı.
İkinci doğuşuydu takımın.

HAMDİ ULUKAYA’NIN OĞLU TAKIMLA SAHAYA ÇIKIYOR

Biraz sonra Fenerbahçe formasının yeni sponsoru Hamdi Ulukaya ve eşi Louise Vongerichten geldi.
Louise Vongerichten’le birkaç kez sohbet etme imkanım olmuştu.
Türkiye ve İstanbul hayranı bir kadındır.
Önceki akşam üzerinde Fenerbahçe forması vardı.
Babası Jean-Georges Vongreichten çok ünlü bir şeftir.
Hamdi Ulukaya ve eşi çok heyecanlıydı.
Çünkü oğulları, Fenerbahçeli oyuncularla sahaya çıkan çocuklar arasındaydı.

ULUKAYA: BU FOTOĞRAFA İYİ BAK, NE KAÇIRDIĞINI GÖR

Hamdi Ulukaya beni Türkiye-Amerika maçına davet etmişti.
Ancak bir gün önce çok ilerlemiş acil bir apandisit ameliyatı olduğum için gidemedim.
Cep telefonumdan bana bir fotoğraf gösterdi.
O maçta locada çekilmiş.
“Bak bu fotoğrafta bir ayrıntı var” dedi.
Baktım Brad Pitt oradaydı.
“İşte bu locada maçı izleme fırsatını kaçırdın” dedi.
Kahroldum tabii. Tam benlik işmiş.
Ama şanslıydım.
Çünkü Bodrum Amerikan’da ameliyatımı yapan doktorum Erkut Keskin, “Uçakta da patlayabilirdi” dedi.

İKİ GÜNDE 20 BİN GREENWOOD FORMASI SATILDI, 100 BİNİ BULACAK

Locada, Hamdi Ulukaya’nın en yakın yardımcısı ve aile kuruluşu olan “Shepherd Futures’in” Başkanı Mehmet Kırdar da vardı.
Baktım üzerindeki formanın sırtında Greenwood yazıyordu.
Önder Fırat’tan aldığım bilgiye göre ilk günde 20 bin Greenwood forması satılmış.
“100 bini bulur” diyor.

İLK MAÇIN BİLETLİ SEYİRCİ HASILATI: 1 MİLYON DOLAR

Devre arasında o geceye ait bir bilgiyi daha alıyorum.
O an tribünlerde 38 bin 500 biletli seyirci varmış.
Gecenin hasılatı ise 1 milyon dolarmış.
İki ay önce Nou Camp’ta seyrettiğim Barcelona-Real Madrid maçında bilet geliri 16.4 milyon euro’ydu.
Bunun 500 milyon euro’su VIP bilet satışlarından geliyordu.
Yani Fenerbahçe’nin daha gidecek çok yolu var.

AZİZ BEYİN GECE BOYUNCA YAPTIĞI TEK YORUM

Aziz Bey bu maçı da her zamanki gibi çok sessiz izledi.
Bir de fotoğraflardan da hissedeceğiniz gibi çok düşünceliydi.
Maç sonuna kadar ağzından tek kelime yorum çıkmadı.
Gece boyunca yaptığı tek yorum şuydu:
“Seyirci çok iyi…”

OĞLUM BAK TRİBÜNDEN AMBULANS İSTİYORLAR

Düşünceliydi ama dikkati sanki hep teyakkuzdaydı.
Üstelik sadece maçı seyretmiyor, tribünleri de tarıyordu.
Nitekim beni şaşırtan bir şey yaptı.
Kale arkası tribünde bir hareketlenme oldu, ben anlamadım ama o anında anladı ve yanındakilere “Tribünden ambulans istiyorlar, hemen müdahele edin” dedi.
Bir kulüp başkanı için çok iyi bir puan…

LOCADAN AYRILIRKEN MAHMUT USLU NE DEDİ?

Maçtan sonra bir süre locada oturduk.
Takımda teknik direktörün alanına giren bir yorumda bulunmamaya özen gösteriyordu sanki.
Oysa çok iyi bir futbol değerlendirme yeteneği olduğunu biliyorum.
Çevresindeki herkes maçın her anı ile ilgili yorum yaparken o sessizce dinlemeyi tercih etti.
Locadan ayırılırken Mahmut Uslu yine aynı şeyi söylüyordu:
“Şampiyon olmamız lazım…”

patronlardunyasi.com

yok

Author: Can Öztürk