‘Türkiye genelinde 42 bin 500 sağlık personeli alıyoruz’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tıpkı yüzyılın sağlık krizinde olduğu gibi asrın felaketiyle mücadelede de son derece başarılı bir imtihan vermektedir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etlik Şehir Hastanesi’nde sağlık çalışanlarıyla iftar programında bir araya geldi.

Burada yaptığı konuşmada, ramazanın ülke, millet ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, “Ramazanın ruh dünyasını saran manevi iklimini hep beraber yaşamaya çalışıyoruz. Hemen her hanede kurulan iftar sofraları, sahurlar bu mübarek ayın nişanesi olarak bizleri birbirimize çok daha farklı bir şekilde bağlıyor. Bu sofralar, 85 milyonun birlik ve beraberliğinin şahididir.” diye konuştu.

“Muhabbetten Muhammed oldu hasıl Muhammed’siz muhabbetten ne hasıl?” sözünü aktaran Erdoğan, acı, tatlı, varlık ve yokluğun paylaşıldığı bu mübarek sofralar kurulduğu müddetçe yarınların da aydınlık olacağını dile getirdi. Erdoğan, “Rabbim ülkemizde bu sofraların eksikliğini göstermesin diyorum. İftar sofranızı bizimle paylaştığınız için her birinize teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Bugün sağlık teşkilatının hemen her kademesinde görev yapanlarla bir arada olduklarını ifade eden Erdoğan, yöneticiler ve hekimlerin yanı sıra hemşireler, sağlık memurları, teknisyenler ve emekçilerle aynı gönül sofrasında bulunmanın sevincini yaşadıklarını söyleyerek, yurt içinde ve yurt dışında görev yapan tüm sağlık personeline selam gönderdi.

Erdoğan, vazife sırasında şehit düşenler başta olmak üzere ebediyete irtihal eden tüm sağlık çalışanlarına Allah’tan rahmet dileyerek, “Sizlerin şahsında tüm sağlık çalışanlarımıza ülkemize ve aziz milletimize sundukları hizmetler dolayısıyla teşekkür ediyorum.” dedi.

– “Salgın döneminde hiçbir vatandaşımızı çaresiz bırakmadık”

Son yıllarda milletin mücadele azmiyle Türkiye’nin direnme kapasitesini test eden pek çok sınamadan geçildiğini anımsatan Erdoğan, milyonlarca insanın hayatına mal olan koronavirüs salgınından dünyayla birlikte Türkiye’nin de olumsuz etkilendiğini ifade etti.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sağlık ordumuzun cansiparane gayretleri ve vakitlice aldığımız tedbirler sayesinde salgın döneminde hiçbir vatandaşımızı çaresiz bırakmadık. Hastane kapısından geri çevrilen, ilaç bulamadığı için vefat eden, sağlık hizmetlerine ulaşamayan, istediği halde aşı imkanına erişemeyen insanımız olmadı. Ekonomik bakımdan bizden çok daha zengin ülkelerde özellikle rastlanan vahim görüntülerin hiçbiri hamdolsun ülkemizde yaşanmadı. İnsanlığın son asırda karşılaştığı en büyük sağlık krizi denilen bu salgını gerçekten takdire şayan bir organizasyon kabiliyetiyle yönetmeyi başardık.

Ardından Rusya-Ukrayna arasında patlak veren ve yayılma riski taşıyan savaşın sonuçlarıyla mücadele etmek zorunda kaldık. Dengeli ve uzlaştırıcı bir politika izleyerek savaş kıvılcımının ülkemize sıçramasına müsaade etmedik. Ayrıca attığımız ilave adımlarla sayısız insanın hayatını kurtardık. Düşünebiliyor musunuz? Üç ay gibi bir sürede İstanbul Murat Dilmener Hastanesi’ni ve Feriha Öz Hastanesi’ni Avrupa ve Asya yakalarında olmak üzere gerçekleştirdik. Burada her türlü donanım, ameliyathaneler var ve bu şekilde halkımızın hizmetine sunduk.”

Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Türkiye’nin hemen yanı başında akan kanın durması için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.

Türkiye tam önünü görmeye, kendini toparlamaya başlamışken bu sefer 6 Şubat sabahı tarihin en kara günlerinden birisini yaşadığını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler 14 milyon insanımızın yaşadığı 11 ilimizde ciddi yıkıma ve can kaybına yol açtı. Şu anda aramızda işte o can kayıplarını yaşayan kardeşlerimiz var, doktor arkadaşlarımız var, hemşirelerimiz var. Bütün bunlara rağmen onlar durmadan, usanmadan yine bu mücadeleyi devam ettirdiler, devam ettiriyorlar. Eşi ve çocukları ölmüş, bu halde olmalarına rağmen onlar tebabet yemininin gereğini yapmak suretiyle yola yine devam ediyorlar.

Hayatını kaybeden 50 binin üzerindeki kardeşimiz içinde 505 de sağlık personelimiz bulunuyor. Rabbimden hepsine rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum. Milletimizin ve sağlık camiamızın bir kez daha başı sağ olsun diyorum. İftar soframızda asrın felaketine bizzat şahitlik etmiş bu kardeşlerime Rabbimden sabırlar niyaz ediyorum. Bir niyazım daha var. Onlar şehadet şerbetini içtiler ve inanıyorum ki sizler de o şehadet makamında olan yakınlarınızla beraber haşrolunacaksınız.”

– “Sağlık ordumuz bu süreçte yine en ön safta yer aldı”

Yaşanılan afetin yol açtığı yıkımın büyüklüğünü sağlık çalışanlarının da çok iyi bildiğini dile getiren Erdoğan, depremzedelerle birlikte orada görevli kamu personelinin de devletin ilk günden itibaren gösterdiği olağanüstü çabanın tanığı olduğunu belirtti.

Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tıpkı yüzyılın sağlık krizinde olduğu gibi asrın felaketiyle mücadelede de son derece başarılı bir imtihan vermektedir. Bunu sadece biz söylemiyoruz ülkemize destek ziyareti yapan yabancı misafirlerimiz de bu gerçeği ikrar ediyor.” diye konuştu.

Arama kurtarmadan yaralıların tedavisine, barınmadan gıda ve yiyecek teminine kadar tüm ihtiyaçlarında mağdurların yanında olduklarını vurgulayan Erdoğan, “Sağlık ordumuz bu süreçte yine en ön safta yer aldı. Deprem anından itibaren 212 UMKE ve 112 acil sağlık aracımız; 14 hava ambulansımız, 1426 ambulansımızın yanında 16 bine yakın UMKE ve 112 acil sağlık personelimizle insanlarımızın yanındaydık. Yıkıntıların altından çıkartılan yaralılarımızdan 2 bin 580’ini hava yoluyla, 49 bine yakınını kara yoluyla, 327’sini deniz yoluyla diğer şehirlere sevk ettik. Halen 7 bin 731 depremzedemiz yatarak, 1008 kardeşimiz de yoğun bakımda tedaviyi görüyor. Kendilerine Allah’tan acil şifalar diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şehir hastanelerine ilişkin, “Kimi çevrelerin mesnetsiz saldırılarına rağmen bu devasa sağlık yatırımlarını ülkemize kazandırmaktan gurur duyuyoruz.” dedi.

Erdoğan, Etlik Şehir Hastanesinde sağlık çalışanlarıyla iftar programında bir araya geldi.

Burada yaptığı konuşmada, Kovid-19 salgınında büyük ihtiyacı karşılayan şehir hastanelerinin faydasının deprem sürecinde de görüldüğünü ifade eden Erdoğan, depremde yaralananların tedavisinde bu hastanelerin kritik rol oynadığını söyledi.

Erdoğan, 30 bin 197 yataklı 21 şehir hastanesinin en üst standartta sağlık hizmeti verdiğine işaret ederek “Kimi çevrelerin mesnetsiz saldırılarına rağmen bu devasa sağlık yatırımlarını ülkemize kazandırmaktan gurur duyuyoruz.” diye konuştu.

Depremzedelere verdikleri hizmetten dolayı sağlık çalışanlarına teşekkür eden Erdoğan, şifa bularak hastaneden çıkanların “Allah razı olsun” duasının en büyük mutluluk kaynakları olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, deprem bölgelerindeki 7,5 milyon afetzedeye kesintisiz sağlık hizmeti sunulduğunu, bölgeye 32 bin 851 ilave personel görevlendirildiğini, 122 bin 316 personelin depremzedelere hizmet verdiğini bildirdi.

Deprem bölgelerindeki kamu hastanelerinden 13’ünün ağır hasarlı olduğunu, bu hastanelerden birinin yıkıldığını anımsatan Erdoğan, depremden etkilenmeyen hastanelerin hizmete devam ettiğini, 22’si aktif 34 sahra hastanesinin kurulduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’nde de yeni bir şehir hastanesinin açılacağını kaydetti.

– “İnşa çalışmalarımıza iftira atanları milletimizin vicdanına havale ediyoruz”

Deprem bölgelerinde yeni hastane binalarının yapımına süratle başlandığını, bu hastanelerin kısa sürede tamamlanacağını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Çarpıtılmış bir fotoğraf karesi üzerinden inşa çalışmalarımıza iftira atanları ise milletimizin vicdanına havale ediyoruz. Elbette hizmet etmek, eser kazandırmak, ülkeniz ve milletiniz için taş üstüne taş koymak öncelikle nasip meselesidir. Kimi insan iş yapar, kimisi de sadece laf, dedikodu yapar. Bizim yalanlarla, bühtanlarla, aslı astarı olmayan iftiralarla boşa geçirecek vaktimiz yok. İstismar peşinde koşanlar, bugüne kadar hep kaybetmiştir, inşallah yine kaybedecektir. Biz nasıl salgında rekor sürelerde hastanelerimizi devreye aldıysak şimdi de söz verdiğimiz tüm projeleri tam zamanında bitirip hizmete açacağız.”

Salgında, depremde, afette, hastalıkta milletin imdadına koşan sağlık çalışanlarını asla ihmal etmeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, hiçbir fedakarlıktan kaçınmadıklarını belirtti.

Sabit ek ödemelerin merkezi yönetim bütçesinden karşılanmasına yönelik düzenleme yapıldığını hatırlatan Erdoğan, sağlık personeline sabit ödemeyle birlikte taban ödemenin de tanımlandığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşvik ek ödemesinin de mahsuplaşma olmadan ayrıca ödenmeye başlandığını kaydetti.

– “Depremzedelerimizin bizden çok büyük beklentileri olduğunu biliyoruz”

Sağlıkta şiddetin önlenmesine ilişkin yasal düzenlemeleri hayata geçirdiklerini belirten Erdoğan, sağlık personeline yönelik kasten yaralama suçlarının tutuklanmaya ilişkin katalog suçlar arasına alındığını hatırlattı.

Erdoğan, malpraktis davalardan doğan tazminatın rücu edilmesi uygulamasını ortadan kaldırdıklarını, kamudan emekli olan doktorların emekli aylıklarındaki ek ödemenin artırıldığını ifade etti.

Erdoğan, uzmanlık öğrencilerinin nöbet sayıları ve nöbet ertesi izinleriyle ilgili çalışma şartlarını iyileştirdiklerini bildirdi.

Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının da diğer sağlık personeli gibi destek ve teşvik ek ödemesi almasını sağladıklarını anlatan Erdoğan, sözleşmeli personele kadro verdiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Gerektiğinde şartları zorlama pahasına sağlık camiamızın beklentilerini karşıladık, sıkıntılarına çözüm ürettik. Bundan sonra da sizlerin yanında olmayı sürdüreceğiz. Önceki hafta bir müjdemizi milletimizle paylaştık. Yeni katılımlarla sağlık ordumuzu daha da güçlendiriyoruz. Türkiye genelinde 42 bin 500 sağlık personeli alıyoruz. Bunlardan 2 bin 832 sürekli işçi ile 9 bin 59 sözleşmeli sağlık personelinin atamasının deprem bölgesindeki illere yapacağız. Felaketin yaralarının en kısa sürede sarılması için gereken her türlü çabayı sergileyeceğiz. Seçim sürecinin çalışmalarımızı sekteye uğratmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Depremzedelerimizin bizden çok büyük beklentileri olduğunu biliyoruz. Yapımına süratle başladığımız on binlerce deprem konutunun umutları yeniden canlandırdığını görüyoruz. Özellikle yıkıntıların hemen yanında yeşeren bu umutları boşa çıkarmayacağız. Aziz milletimizin hem kendi hem de evlatlarının aydınlık geleceği için sandıkta yine en doğru kararı vereceğine inanıyorum.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir